Anlayana...

11/2/2008 - Ortaköy

Nedir şarkılar, şiirler...

Nedir insanlar...

Kim ne düşünür, kim ne yapar?

 

Boğaziçi'ndeyim, Ortaköy'de...

Karşımda bir beyaz boğaz takası,

Karanlığı bölmeye çalışan ışıklar...

Siyah, ölü bir deniz,

Gri - siyah gökyüzü...

Bir gemi geçiyor, karanlığı yararak...

Pasparlak...

Sonra yine siyah...

 

Işıklar insan yapısı,

Siyahlar gerçek, griler gerçek...

Bir taka geçiyor sessizliği yararak...

 

Gri pardüseli bir adam; elinde sigara...

Sağımda ileride balıkçılar şarkı söylüyor...

Belli, kadehleri boşalmış...

Elleri ceplerinde bir genç; işsiz belli,

Ayağında bir kot, bu soğukta ince bir ceket...

Üşüyor ama umurunda değil;

Siyah denize bakıyor kara kara...

Belli; o da bezmiş, gri pardesülü adam gibi...

 

Renkli kıyafetli kızlar gülüşüyor arkamda;

Yaşları 16, 17...

Solumda küçük bir çocuk sesi:

Boyayalım mı abi parlasın...

 

Çaycı çay getirir,

Tütüncü işinden memnun...

Arkamda şişe seslerii,

Garson masaları topluyor...

 

Bir gün daha bitiyor...

Yarına Allah kerim...

 

Birol Özdemir

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

9/2/2008 - Deniz Gibisin

Ilk bestemin güftesi... Çok eskiden...

 

Deniz gibisin; gizemli ve sonsuz,

Bir gün dalgalı, bir gün durgun.

Bense bir gölüm, açık ve suskun.

Sana uzanan kollarım yorgun,

Gülen gözlerim artık solgun..

 

Deniz gibisin; karanlık ve derin,

Benden uzak; soğuk ve serin.

Bense bir gölüm; buymuş kaderim.

Benim olsun bütün dertlerin,

Sanki elimde o güzel ellerin,

Sanki elimde o sıcak ellerin...

 

Sana döktüğüm göz yaşları boşuna,

Senin için harcadığım zaman boşa geçti.

Şimdi bir kuş misali uçtun gittin,

Yine kaldım yalnız başıma.

Gözlerim yaşlı, yorgun,

Gecenin karanlığında soğuk ve suskun...

 

Birol Özdemir

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

27/9/2007 - Evli ve Bekarlara...

Internetten. ..

Evlilik, inanmadigim halde içerisinde 17 seneyi bitirdigim bir kurum benim
için..

 
17 senede (abartmiyorum) 40 çift arkadasimin son verdigi
kurum ayni zamanda da.
 
Evliligimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belkide
kuruma inanmamaktan geçiyor.

Evliligi toplumun dayattigi sekilde yasamamaktan. Nedir bu dayatmalar?

Erkegin muhakkak kadindan yasça büyük olmasi, egitim seviyesinin erkegin
lehine yada en azindan esit olmasi bunlarin sadece ikisi.

Olmaz, yürümez diyor toplum. Erkek yasça büyük olmali ki, kadina 'hot'
dediginde oturmali kadin. Yada yumusatiyorlar;

-Efendim kadin erkekten önce çöktügü için (hani dogum felan) küçük
olmaliymis yasi.

Egitimde de böyle.. Kadinin çok okumusu bilmis olurmus, evde kalmakmis
layiki.

ESiM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne 'hot' dememe gerek kaldi 17 sened e, ne de
benden önce çöktü.

Yillar içinde ben yaslandikça o geçlesti,

-'Ooo Can bey kapmisiniz çitiri' esprilerine muhattap dahi oldum.

ESiM 3 ÜNiVERSiTE BiTiRDi; ben bi taneyi 9 senede bitirdim..

Ne o bana bilmislik tasladi, ne ben ona ezik baktim. Kulaga gelen müzik
tekse de, onu olusturan notalar farklidir der Halil Cibran.
Bunu unutmadik biz.

Ben konusurken o dinledi,ben dinlerken o konustu 17 sene.

O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o 'haklisin bitanem' dedik,

Öfke bitip firtina duruldugunda 'ama bi de böyle düsün' de dedik fikrimizi
savunurken.

Farkli insanlar olarak görmedik birbirimizi, ayni amaç için savasan
neferlerdik bu hayatta.

Asla bilmedik ne kadar para kazandigimizi, ortak cüzdanimizdan gerektigi
<******> kadar aldik..

Ne kadar çalarsa çalsin masanin üstünde telefon , kim bu saatte arayan karsi
cins diye sorgulamadik da ama.

Sevginin en büyük dostuydu bizim için 'güven' ve güvenin ardina saklanmis
bir 'saygi' vardi daima.

Ne kavgalar, ne badireler atlattik 17 senede.

Eee ülkeer neler gördü, biz çekirdek aile mi sütliman yasayacaktik.

Bir gün öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez odamin disinda yattim bi
gece, misafir odasinda.

Gece yarisi kapi açildi esim;

-'Ne yapiyosun burda?' diye sordu kapinin esiginden, 'uyuyorum' dedim buz
gibi bi sesle..Gitti, gelmesi 1 dakikasini almisti elinde yastikla 'kay yana' dedi daracik yatakta
'ne yapiyosun?' dedigimde 'benim yerim senin yanin, sen gelmezsen ben gelirim' dedi.

Anladim ki o gece, en uzun kavgamiz yat saatine kadar sürecek.

Ve bence dogrusu da bu.

Özen gösterdik o günden sonra, evin her yerinde kavga ettik, yatak odamiz
haric..

Kirsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin tutmadik birbirimize.

Toplum kurallariyla oynasaydik bu oyunu belki de 41 inci çift olacaktik o
listede.

Ama oyunun kurallarini biz koyduk. Nede olsa bizim oyunumuzdu,oynanan.

Evlilik; hesapsiz içine dalinmasi gereken bir oyun bence.

Topluma kulaklarini tikayarak hemde. Ne benim,ne de bizim sözlerimizle.

Sadece gönlünüzden geçtigince.

Dedigi gibi Ataol Behramoglu'nun;

Yasadiklarimdan ögrendigim bir sey var:
Yasadin mi büyük yasayacaksin, irmaklara, göge, bütün evrene
karisircasina.Çünkü ömür dedigimiz sey, hayata sunulmus bir armagandir. Ve
hayat, sunulmus bir armagandir insana.

CAN DÜNDAR


Hayat kisa gelen bir battaniye gibidir. <******>

Yukari cekersin ayak parmaklarin isyan eder.

Asagi cekersin omuzlarin titrer . Ama yine de , neseli insanlar dizlerini
karinlarina ceker, rahat bir uyku uyumayi basarir...
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

9/8/2007 - Başlangıç...

Benim için bu, çok yeni bir deneyim ...

 

Her başlangıçın hayırlı ve iyi şeyler getirmesini dilerim...

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım

Kategoriler

Arkadaşlarım